17 Ekim 2013 Perşembe

Gökten gelen ateş topu


GÖKTEN GELEN ATEŞ TOPU

16 Haziran 1960 günü Amerikan Hava Kuvvetlerine bağlı bir KC–97 yakıt uçağı, B 47 bombardıman uçaklarına havada yakıt sağlama göreviyle uçuyordu. Uçuşun yönü, Nevada Eyaletindeki Elko idi. Uçak 5500 metre yükseklikteyken bir bulut tabakasına girdi. Pilot gösterge tablosu ile ilgilendiği sırada sarı beyaz renginde ışıktan bir top gördü. Topun çağı 45 cm idi sessizce ön camda belirmişti. Camı kırmadan içeri girdi. Pilotun koltuğundan yardımcı pilotunkine doğru hızla yıl aldı. Rota görevlisinin ve uçuş mühendisinin yanlarından geçip kabin koridoru boyunca gitti.

Kaybolup gidiyor.

Pilot daha önceki uçuşlarında iki defa yıldırılma karşılaşmıştı. Bir patlama olabileceği düşüncesindeydi. Tecrübeli bir havacı olarak ilk tepkisi uçuşla ilgilenmek oldu. Dönüp uçağın arka tarafına doğru giden topu seyretmedi.
 
-->
Birkaç saniye süren sessizlikten sonra pilot kabini dâhili telefon hattından arandı. Arayan uçağın arka tarafında arayan kuyruk görevlisiydi. Bildirdiği şuydu: bir ateş topu yuvarlanarak yük bölümüne girmişti. Sağ kanat bölümünde gözükmüş bir zarar vermeden çıkıp gitmişti.

Küremsi yıldırımlar

Bu garip olay küremsi Yıldırımlarla ilgiliydi. Bu olay bilimin bir açıklamada bulunmadığı birçok doğal olaydan yalnızca biridir. Aslında küremsi yıldırımların ne olduğunu anlatabilmekte çok güçtür.

Bilim adamları, bu olayın varlığından bu yüzden yıllarca kuşkulandılar. Çünkü onlar daima anlatılması mümkün olmayan bir şeyin var olamayacağını düşündüler.

Suyun Üzerindeki ateş topu
1967 yılında, gördüklerini en ince ayrıntısına kadar anlatabilen M.T. Dimitriev adında bir Sovyet kimyacısının gözlemi var. Dimitriev, yoğun yıldırım düşmesi olduğu bir sırada Batı Rusya’daki Onega Nehri kıyısında kamp yaparken, suyun üzerinde dönü duran bir ateş topu gördü. Bu oval şekli olan bir ışık kütlesiydi. Sarı beyaz olan merkezini, koyu mor ve mavi katlar çevreliyordu.
Rüzgârdan etkilenmeyerek suyun 30 cm kadar üstünde dönüp duruyordu. Dimitriev kafasının üstünde uçarken topun çatırdadığını ve tıslamaya benzer bir ses çıkardığını duydu. Sonra da ırmak kıyısına doğru giden top 30 saniye kadar havada hareketsiz asılı kaldı. Daha sonra ağaçların arasına girip ardında mavim si yıkıcı bir duman bıraktı. Bilardo topu gibiydi. Ağaçtan ağaca zıplayıp duruyordu. Sürekli olarak kıvılcımlar çıkarıyordu. Bir dakika sonra da ortadan kayboldu. 

Özellikleri

Bu ve benzeri bir sürü olaydan küremsi yıldırımların tipik özelliklerini çıkarmak mümkün oluyor. Bunlar çoğunlukla yıldırım düşmesi olduğu zamanlara rastlıyor.

Toplar genellikle kenarları belirsiz küre ve inci biçiminde oluyorlar. Boyları1-100 cm arasında değişiyor. Bir elektrik lambası kadar parlak olan topların renkleri de değişebiliyor. Ama sık sık kırmızı kırmızı turuncu ya da sarı renk olanlarına rastlanıyor. Bir saniye ile altmış saniye arasında değişen zaman sürelerinde görünüyorlar.

Topun gözden kaybolması ya sessiz oluyor ya da bir patlama eşlik ediyor. Yıldım topların zarar verdiği olaylar var. Bunlar arsında belki de en çok bilineni 1936 yılında Daily mail gazetesinde bir muhabirin anlattığı olay:

Muhabir gök gürlemesi olan fırtınalı bir havada büyük, “kırmızız renkte yanan” bir top göründüğünü yazıyor. Sonradan portakal boyutlarında oldu ğu söylenen top gökten yere doğru geliyor. Eve çarpıyor, telefon tellerini koparıyor. Cam çerçeveleri yaktıktan sonra pencerenin altında bulunan bir kap suyun içine düşüyor. Kapta bulunan su birkaç dakikada kaynıyor. içi araştırılacak kadar soğuduğunda da hiçbir şey bulunamıyor.

Sahte görüntü deniyor

Kanadalı bilim adamı Edward Argyli küremsi yıldırımların bir göz yanılmasında başka bir şey olmadığını ileri sürdü. Ona göre bunlar yere çarpan yıldırımın çıkardığı parlak ışıklardı. Olayı izleyen bir kişi bu parlak ışığı kaybolduktan sonra bile süren bir sahte görüntü olarak algılıyordu.

Küremsi yıldırım gözlemi yapanlar birde sesin sözünü ediyorlar. Fakat bazı bilim adamları için oda bir sorun değil. Onlara göre olayı yaşayan kişi gördüğü topa kolaylıkla “uygun” bir ses hayal ediyor. Peki Dr. Argyli küremsi yıldırımların varlıklarını gösterir somut izler bıraktıkları olaylar için ne diyecek?..

Toplarla ilgili çok daha garip bir iddia var. İddiaya göre küremdi yıldırımlar atmosferin üst tabakalarından gelen meteor şeklindeki ant, maddenin çok ufak parçalarından kaynaklanıyor.

Çünkü fırtınaların dev elektrik süpürgeleri gibi hareket ettikleri düşünülüyor. Toz halindeki anti madde parçacılarını emmektedirler. Anti madde normal madde ile yan yana geldiğinde yavaş yavaş yok oluyor. Yok, olma sonucu ortaya çıkan enerji parıltılı toplara neden oluyor.

Başka bir teoriye göre elektrik yüklü buluttan yeryüzüne geçen akımlar küremsi yıldırımları doğuruyor.  Topları dışta bir güç kaynağına bağlayan bu teori küremsi yıldırımların uzun ömrünü güzel açıklıyor. Ama ne yazık ki bir uçak gövdesinin metal yüzeyinden geçebilen topun açıklanması eksik kalıyor.

Kimileri ise küremsi yıldırımların bire mucize olduğunu ileri sürerken hala olayın bire sır olarak kalmasını açıklayacak kesin bir bilgiye ulaşılmış değil.

Bilinmeyen cilt 2 sayfa  305

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder