3 Aralık 2016 Cumartesi

Mimar Sinan





Mihrimah Sultan'a olan aşkını tarihe yazdı ama Sultan'a hiç yaklaşamadı.

Önce şu güzeller güzeli hikâyeyi bir anlatalım;

Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan'ın kızları Mihrimah Sultan, biriktirdiği paralarla bir cami yaptırmak istemiş. Haber Mimar Sinan'a ulaştırılmış ve Sinan'ın;
- "Camii'nin nerede olmasını istersiniz? Sorusuna, Mihrimah Sultan;
- "Sen seç." yanıtını vermiş.
Akabinde, Üsküdar'daki Mihrimah Sultan Camii yaptırılmış.

Aradan 14 yıl geçtikten sonra, Mimar Sinan'dan yeniden bir camii istemiş Mihrimah Sultan. Mimar Sinan'ın Sultan'a olan aşkı bakî ama bu 14 yıl içinde de... Aynı soru ve aynı cevap sonrasında Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan Camii yapılmış. 

Üsküdar'daki caminin gövdesine, etekleri genişçe bir hanım edası vermiş. Yani Mihrimah Sultan, yani; asalet.

Edirnekapı Camii ise o kadar çok pencereyle donatmış ki, içerisi ışıl ışıl... Ama tek bir minare koymuş yanına... Yani Mimar Sinan, yani; yalnızlık...

Mimar Sinan, öyle ince bir hesaplamayla yerleştirmiş ki bu camileri...

Yılın belirli zamanlarında, Edirnekapı'daki caminin arkasından güneş batarken, Üsküdar'daki caminin arkasından da ayın yükseldiğini görebilirsiniz... 

Aynı anda güneş ve ay... Yani... Mihrimah!
Bu hikâyeden sonra, ölümünü konuşmak istemezdik ama, Mimar Sinan 99 yaşında susuz bir evde öldü. Onu tanıyan, meziyetlerini bilen tüm hanedan göçüp gitmiş, yeni nesil saraya gelmişti. Ancak, İstanbul'a dört bir yandan su getiren, memlekete 40 çeşme diken, dahi Mimar, Sinan'a Kanuni Sultan Süleyman'ın jest olarak evine döşediği çeşme, yeni nesil hanedan üyelerinin "olur mu öyle şey" söylemleriyle geri alınmıştır. Sessiz sakin bir şekilde aramızdan ayrılan Mimar Sinan, memlekete de çok büyük eserler bırakmıştır.

https://line.do/osmanlidaki-bazi-olumler/5nc/vertical?utm_source=BT&utm_medium=Fb&utm_campaign=5nc-osmanlidaolumler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder